| 2009-2010’da Türkiye Üzerine Yeni Öngörüler |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı |
| Pazartesi, 16 Kasım 2009 00:00 |
|
TÜRKİYE’NİN YAKIN GELECEĞİ 2009-2010’da Türkiye Üzerine Yeni Öngörüler
TÜRKİYE'NİN DOĞUM HARİTASI (29 EKİM 1923, ANKARA, 20:30) Uzun bir aradan sonra, okurların talepleri üzerine, yeniden bir Türkiye yorumu yazmak için kolları sıvadım. 2009 ve 2010’da neler olacak? Ülkemizi neler bekliyor, ülkemiz nereye doğru gidiyor? Bu arada, uzun makaleden sıkılabilecek okurlar için bir güzellik yaptım; sayfanın sonunda "özet" bir astrolojik yorum yazdım. 2009 Ekim 29’da transit Satürn geçici bir süre Başak burcundan çıkıp Terazi burcuna geçti ve 7 Nisan 2010’a kadar orada kalacak ve daha sonra Başak burcuna geri dönüp 21 Temmuz 2010’a kadar Başakta kalıp Teraziye girecek ve yaklaşık 2.5 yıl bu burçta kalacak. Büyük değişim, devrimler temsilcisi Uranüs Balık burcunda ülkemizin haritasının tam tepe noktasında yani 10.ev üzerinde seyretmeye devam etmekte, uzun zamandır geri pozisyonda iken, Aralık ayında düz pozisyona geçip ilerlemeye başlayacak ve sarsıntı yaratan, bize yeni gelen, ezber bozan önemli olaylara ivme kazandıracak. Uranüs Satürnün kısıtlayıcı, baskıcı, engelleyici zıt açısından da kurtulmuşken, olaylar daha rahat bir zeminde koşar adımlarla ilerlemeye devam edecek. Transit Jupiter ve Neptün Kova burcunda, ülkemizin haritasının 9.evi üzerinde seyretmeye devam etmekte. Jupiter ve Neptünün rahat ettiği ve temsil ettikleri ev üzerinde olması ayrı bir anlam taşımaktadır. 9.ev hukuk, yurt dışı bağlantılı işler, ilişkiler, kurduğumuz düzen, yaşama bakışımız, felsefemiz ve dinsel görüşümüzü, üniversiteleri ve yasaları ve özgürlük kavramımızı temsil eder. Özellikle son 1 yıldır bu konular üzerinde yoğun olaylar ve tecrübeler yaşamamız da bu transit gezegenlerin 9.ev üzerinde seyretmesindendir. Yıldızlar dikkatimizi bu alanlara çekmiştir, bu konularda geçmişle hesaplaşma ve genişleme, daha özgürleştirici iyileştirmeler yapmamızı istemektedir. Kendimizi bu alanlarda yenileyerek, ayağımıza bağ olan eski yanlış düşüncelerimizi, inançlarımızı bırakıp daha ileri bir anlayış yerleştirip ileriye daha geniş perspektiften bakmak ve bu yenilenmenin vereceği güçle daha sağlam ilerlememizi istemektedirler bu yıldızlar. Son dönemlerde yaşananlar bu yenilenmenin sancılarıdır. Kovadaki transit Jupiter ve Neptünün 12.evdeki İkizler burcundaki Ay ile tatlı açısı, ruhsal olarak bu yenilenmeye hazır olduğumuzu gösteriyor. Toplum olarak dünya sahnesinde daha güçlü ilerlemek için gerekli yeniliklere hazırız. Aynı transit yıldızlar, yani Jupiter ve Neptün 5.evimizdeki Terazi burcundaki Merkür ve Satürne de çok iyi açılıdır. Bu da çok önemli ve fırsat dolu bir dönemde olduğumuzu ve uzun zamandır önümüzü kesen, kurumsal olarak ayağımızı bağlayan zor şartları aşmamız için adeta ele zor geçen bir fırsat dönemi olduğunu gösteriyor. Yani, gerek anayasa, seçim yasası, demokratik açılım, gerek geri kalmış yasalarda iyileştirme, gerekse daha yasal, hukuka bağlı bir düzeni hayata geçirme olsun, bütün bunları yapmamız için yıldızlar bir araya gelmiş gibi; bu yıldızların bize çok özel bir mesajı ve desteğidir! Sonun başlangıcına girdiğimiz bir dönemdeyiz. Hem çok kritik hem fırsat dolu bir dönemdeyiz. Neptünün Satürn, Merkür ve Ay ile yaptığı güzel açı, geçmişte attığımız sağlam adımların, ülkenin yararına yapılan güzel çalışmaların ödüllendirileceğini ve eski yanlış sistemlerin de önümüze engel olarak çıkacağını göstermektedir. Ve bu engel teşkil eden düşünce sistemlerini düzeltmek için de son derece olumlu bir fırsat dönemi doğmuştur. Toplum düşünce olarak, ruhen bu yeniliğe, düzeltmeye hazırdır. Toplum hiç olmadığı kadar sağduyulu, barışçıl, karşılıklı yüksek anlayış içinde ve toplum hayrına katkıda bulunmaya hazır, barışın sağlam inşasına destek vermeye hazır haldedir. Siyasetçilerin bunu iyi görmesi gerekir. Toplum hazır ama sistem, anayasa ve kurumlar ve siyasetçiler hazır değildir! Her parti bu olumlu fırsat dönemini kendi sistemini yerleştirmek için gelen, kendileri için özel bir fırsat sayma çıkarcılığı içindedir. Bencil çıkarlar adına bu özel ve tüm toplum adına kullanılması gereken, sorumlu devlet adamı anlayışıyla durumlara bakılması gereken dönemi, kendi bencil çıkarlarına kullanma yarışına girmiştir. Yıldızlar bu tür yaklaşımların fena halde cezalandırılacağına da işaret etmektedir! Nasıl ki transit Uranus Cumhuriyeti kurduğumuz zamandaki pozisyonuna gelip, bize yeniden bir “ikinci devrim nitelikli değişimler” için şans veriyorsa, transit Satürn de yakında yeniden Cumhuriyetin kurulduğu dönemdeki pozisyonuna gelecek, yani Terazideki Satürn üzerine gelecek ve işte o zaman Cumhuriyetin ilk döneminin kurumsal ve yasal yenilikleri bir bir hayata geçirilmişken, yine bu tür kurumsal yenilikler ve yapılandırmalar kaçınılmaz olurken, bencil çıkarla hareket edeni ezip geçecektir. Jupiter hataları telafi etme şansı verir insana ama ne Neptün ne Satürn o kadar anlayışlı ve tavizli değildir, hele Uranüs hiç değildir; kaos yaratarak, kişileri gözden düşürüp gücünü elinden alarak hata yapanı ezer geçerler. Ve bu özel dönemde siyasiler “yerimizi dolduracak lider, parti yok” gibi acemi düşünceyle ve şımarıkça davranırlarsa, hiç şüpheniz olmasın, bu dönem gerekli yenilikler yapacak lider de parti de doğurur kendi içinde!. “Alternatifimiz yok anlayışının” lüks olacağı bir dönem çünkü.. Neptün ve Jupiterin haritamızdaki yıldızlara güzel açısı yanı sıra, transit Uranusun de yıldızlarımıza güzel açılarına bakalım.. Bilindiği üzere, “büyük devrimler yıldızı” Uranus transit halde Cumhuriyetimizin kurulduğu zamandaki pozisyonuna geldi. Yani Uranus 2003 yılında Balık burcuna girerek, bize hızlı değişimlerin habercisi niteliğinde hızlı olaylar yaşattı ve Uranusle beraber eski partiler çil yavrusu gibi dağılıp yerini AKP’ye bıraktılar. Bu hızlı değişim sürecinde ayakta kalan eski partilerden biri CHP diğeri MHP’dir. Ancak, yıldızlar onlara da “yenilen” mesajı vermeye devam ediyor.. Bundan başka, gelen yeni partiye de zaman zaman uyarılarda bulundu yıldızlar. Yani AKP’ye, toplumu kucaklama partisi olmaktan uzaklaşıp Cumhuriyetin temelini göz ardı eden uygulamalarında gerek yasal gerek toplumsal tepki oluştu. “Küçük oyunlarla, yasaları bir kere delmekten bir şey olmaz ucuz politikasıyla nereye kadar gidilebilir ki”, mesajı verdi. Bu ucuz politikayla gidilebilseydi, Özal giderdi, Özal’ın partisi 1.parti olurdu hala.. Yani, yıldızlar herkese aynı mesafede, topluma hizmet edenin, değişim ve yenilenmeye hizmet edenin yanında, küçük çıkarlar peşinde koşanın kısa sürede koyduğu engellerle önünü kesmekte! Ne ilginç değil mi? Yıldızlar bu ülkeden yana… Ama gelin görün ki, ülkenin liderleri kendinden yana... İşte, yıldızlar bizi korurken, kendinden yana liderin de önünü kesmekte.. Böyle ilginç ve kadersel bir dönem yaşıyoruz… Tayyip Erdoğan değişim rüzgarının yarattığı, değişime katalizör olma misyonu yüklenmiş bir lider. Değişim Tayyip Erdoğan’ı doğurdu! Ancak eline geçen oy gücünü, kendi gücü sanıp da, kendine ve kendi kesimine yararlar sağlama peşine düştüğü noktada, bu keskin değişim rüzgarı onu katalizör olarak kullandıktan sonra, bitirir. Değişim kendi liderini yer! Yani, her lideri değil, değişime hizmet etmeyen lideri... Yıldızlar meclisteki muhalefet partilerine de misyon yüklemiştir. Değişim kaçınılmaz ve ülkenin yararına şart iken, değişimi bencil çıkarlara dönüştürme halinde, ortaya muhalif güç olarak koymuştur. Ama bu görev yetmeyecektir. Çünkü Satürn ve Uranüs muhalefeti de sıkıştırmaktadır. Hem güçlendirmekte hem zorlamaktadır… Geçen seneden beri başlamak üzere, artık muhalefetin görevi savunma, ve koruma olmayacaktır sadece, aktif olarak eylem yapma sorumluluğu yüklemiştir yıldızlar muhalefet partilerine. Yaşamaları da bu aktif sorumluluklarını iyi algılayıp, yıldızların mesajlarını iyi okuyup, gereğini yerine getirmeye bağlıdır. Kendilerini öncelikle yenilemek, düzeltmek ve somut iyi bir şeyler yapmaz zorundadırlar. Uranüs değişmeyeni yok eder, siler geçer, Satürn sorumluluklarını ucuz politikaya satan, tembel, kolaycıları küçültür yere yıkar, bedeller ödetir. Muhalefet taşın altına elini koymak durumundadır, konuşmak ve savunmada kalmak yetmeyecektir. Hızlı değişim doğurduğu partiyi ve liderini hızlı bitirebilir, bir lider ve bir parti yetmeyebilir böyle önemli, sıradışı değişimleri ikmal edip hayata geçirmeye. Bu değişim süreci toplumun her bakımdan tümden yenilenme ve uyanış zamanıdır çünkü. Toplumun değişen ve yenilenen beklentilerini iyi okuması gerekir muhalefetin ve hükümetin. Hükümet seçim yasalarını, anti demokratik bazı yasaları değiştirmeyi göz ardı edip, kendi hesabına göre bazı yasaları değiştirmek hususunda baskı yaparsa, geri teper! Muhalefet eski siyaset alışkanlıklarıyla, sadece eleştirerek, aynı söylemlerle toplumu arkasında göreceğini sanmak gafletinde bulunur da, seçim yasası, dokunulmazlıklar vs için aktif siyaset yapmazsa, geri teper! Cumhuriyet tarihinde 2. kez elimize geçen bu özel devrim, değişim rüzgarını iyi okuyamayıp, olayları sıradan, çoğunlukla da dış güçlerin senaryolarıyla oynanan, basit ve eski politikalarla ortaya çıkan sorunlar olarak algılayıp, çabuk bertaraf edilebilecek, geçiştirilecek, sıradan ve küçük bir değişim süreci olarak algılıyorsa hayatlarının en büyük hatalarını yapıyorlardır. Benden söylemesi.. Jupiter ve Neptünün Ay, Satürn ve Merkür ile olan tatlı açısı muhalefetin güçlenmesine hizmet ediyor bu ara. Bu muhalefet için son derece önemli bir fırsat dönemidir. Genişleme, güçlenme ve ruhsal yenilenme için bulunmaz bir fırsattır onlar için. Kurumsal olarak temelden ciddi bir gözden geçirme yapıp, halkla bütünleşmeyi başarabilmelerini sağlayabilecek bu yıldızlar. Yıldızların mesajlarına kulak verirlerse… Nitekim, muhalefet adına “yeni” bir şeyler söyleyen ve “halka bütünleşen” siyasetçiler geçen seçim sürecinde kazanmışlardır, biz de yeni siyasetçilerle tanışmışızdır bu dönemde. Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin, Mustafa Akaydın, Oktay Vural, bunlardan biridir. Bunlar “yeni” bir şeyler söyledikleri ve aktif siyaset yaptıkları ve halkla bütünleşmeyi başardıkları için kazandılar. Kısacası yeniden yana, toplumun sağlam bir yapı içinde yenilenmesinden yana hizmet edenin kazanacağı, kendi çıkarı için bir tarafa özgürlük, demokrasi diyen, diğer tarafa bu hakkı tanımak istemeyenin siyaset sahnesinden düşüşünü izleyeceğimiz bir dönem. Tepede 10.evimiz üzerinde gezen bir Uranus varken, hiç bir şey tepkisiz kalmaz, Uranüs yanlış niyetli siyasetçiyi “sansasyonlar” yoluyla toplum içinde rezil eder alim Allah. Sansasyon örnekleri bol bol yaşanıyor bu ara, değil mi?.. Yıldızlar siyasetçilerle oynuyor ama her siyasetçiyle değil, toplumla oynayan siyasetçiyle oynuyor. Bizim ülkemiz Allah’ın sevdiği bir ülke olsa gerek… Bütün yıldızlar ancak bu kadar bize hizmet edecek pozisyon oluşturabilirdi, Allah’tan daha ne bekleriz?.. Yıldızlar değişimi samimiyetle ve aktif eylemle destekleyen siyasetçiyi yükseltiyor, desteklemeyeni rezil ediyor, eziyor, yanlış konuşması, yanlış eylemlerini sansasyonlarla ortaya çıkarıyor, ipliğini pazara çıkarıyor, daha ne yapsın yıldızlar bizim için?... J Şimdi Kovadaki transit Jupiter “just do it” eylemlerini destekleyen ve iyi sonuçlar alınmasını sağlayan bir pozisyonda ama önceden hazırlığı yapılmış, iyi planlanmış eylemleri harekete geçirmede destekleyici, öte yandan ani ve hazırlıksız planla, iyi düşünülmeden atılan acele adımlara da köstek görevi yapmakta. Yıldızlara bakınca, önümüzdeki seçim sürecinin pek huzurlu geçmeyeceğini söyleyebilirim. 2010 ve 11’de değişecek yıldız pozisyonları şu anki sağduyu ve her şeye rağmen huzuru tesis eden ortamdan uzaklaşacak ve gergin, kavgacı bir hava verecek gibi geliyor bana. Transit Jupiter 2010 Ocak ortasında Balık burcuna geçip, tepe ev olan 10.evde transit gezegen Uranusle birleşince, gündem maddeleri, toplumda konuşulacak önemli konular değişeceğe veya ciddi ivme kazanacağa benzer. Ve toplumun bu seneki huzurlu, barışçıl ruh hali biraz bozulacak gibi. Toplumun tadı kaçacak. Zaten ekonomik sıkıntıların yarattığı ruhsal sıkıntı varken, buna bir de yönetim bazında atılacak adımların yaratacağı huzursuzluk eklenecek. Transit Satürn de geçen sene ve bu sene ortasına kadar ağırlıklı olarak 3.ev üzerinde iken, şimdi 4.eve üzerine girmiş durumda. 4.ev temel güvenlik, iç işleri, muhalefet ve tarım, madenler konusunu gündeme taşıyacak, bu konular siyaset sahnesinde öne çıkacak gibi. Toplum kendi vatanında kendini huzursuz, yabancı ve maddi-manevi güvenlikten uzak hissetmenin sancılarını ve huzursuzluğunu ve memnuniyetsizliğini daha fazla yaşamaya başlayacak. Bu gerginlik kavgalar yaratırken bir taraftan da fırsatlar yaratacak. 2010 yılında dünya sahnesinde çok yer alacak ve çok konuşulacağız ve ayrıca sansasyonlar daha fazla ve büyük olacağa benzer. Dikkat ederseniz, transit Satürn 4.eve geçtiğinden beri, iç işleri ve iç işleri bakanı gündemde öne çıkmaya başladı. İç işlerini ilgilendiren olaylar ağırlık kazanmaya başladı. Bana öyle geliyor ki, orta sağ, ya da liberal sağ yeni bir lider çıkaracak gibi bu sene sonlarında, en geç gelecek sene başlarında! Para evimizde yani 2.evde Aslan burcunda yaklaşık 6 ay kalacak olan transit Mars para, ekonomi işlerini fena bozacak, toplumun bozulan morali yeni arayışlara açık hale gelecek. Yasalarla ortaya çıkarılacak yolsuzluk olayları da toplumun daha fazla tepkisini çekecek gibi. Toplum köpürdü köpürecek. Siyasi konularda anlayış ve sağduyu gösteren toplum para, ekonomi işlerinde anlayışsız, tavizsiz ve öfkeli olacak gibi. Kısacası bu olaylar yeni bir liberal partiyi doğuracak gibi geliyor bana. 2010’da Balıkta olacak transit Uranus ve Jupiter birleşimi son derece önemli bir güçlü enerjidir. Bu kesinlikle iş dünyası, ekonomi, iş bekleyen gençleri toptan etkileyecek bir sürece gireceğimizi göstermektedir. Gençlerin ve iş dünyasının desteğini alacak bir güç olacağa benzer. Transit Satürnün geri dönüp Başak burcunda ve 4.evimiz üzerinde olacağı ve transit Uranus ve Jupiterin birleşerek Balık burcunda 10.evimiz üzerinde olacağı ve bu üç gezegenin oluşturacağı zıt açıya denk gelen Nisan ve Mayıs 2010 dönemini merakla ve endişeyle bekliyorum. Bu zaman zarfı çok sağduyulu, temkinli ve akıllı olmamız gereken bir döneme işaret ediyor. Yıldızlar tehlikeli enerjiler oluşturuyor. Ve ayrıca devam eden sürede de yıldızlar gergin enerjiler oluşturmaya devam edecek takii 2010 sonuna kadar. Allah’tan ruhsal olarak genişleme, aydınlanma, anlayış ve barış geliştirmeye başladık, ruhsal olarak daha olgun ve daha ileri bir noktaya ulaştık.. Ancak, bu gergin dönemde ekonomi, etnik köken ve din konularının fanatik düzeyde ortaya konacağı ve halkın sağduyusunun ve sabrının zorlanacağını gösteriyor. Bu dönemin ardından, kısa bir süre sonra transit Satürnün Terazi Burcuna geçip haritamızdaki Marsla birleşmesi ve 1.evimizde bulunan Yengeçteki Plüto ile sert açısı yapacak olması bana önemli bir siyaset, devlet adamının aramızdan ayrılacağını söylüyor. Bu bir kaza veya ani rahatsızlık sonucu olabilir. Yani bu olay toplumu derinden üzecek bir olaya işaret ediyor gibi. Bu durum yönetimde de planların aniden bozulup, değişmesine ve yönetimde de bazı değişimlere sevk edecek gibi. Toplumu üzecek ve huzursuz edecek bir durum var gibi kısacası. Transit Marsın Kovadaki transit yıldızlarla sert açısı zaten, sel, gaz, yangın, patlama ve enfeksiyon gibi tehlikelere açık bir durum oluşturmakta hali hazırda. Yönetimin gücünü tüketecek bir kriz dönemi gibi bu dönem. Transit Marsın Kovadaki yıldızlarla zıt açısı fanatik din, etnik kökenli olayların aşırılığa vardığı noktada kavga doğuracağını da göstermekte. Açıkcası, yıldızlar muhalefete ışık tutuyor. Muhalefeti temsil eden yıldızlara olan transit açılar sihirli görünüm denen açılar oluşturmuş durumda. Muhalefetin yıldızı parlıyor! İyi değerlendirmek zorundalar bu olumlu ışığı.. Transit Mars Aslanda seyrederken bir süre sonra haritamızdaki Jupiterle sert açı yaparak ve Kovadaki transit yıldızlarla zıt açı yaparak yasa dışı bir olayı gündeme taşıyacak gibi. Sanki bu Fener Davası gibi geliyor bana. Geçen sene konuşulup rafa kaldırılan bir olay gibi. Sanki CHP hep muhalif kaldı, hiç iktidar olmadı lafı artık geçerliğini yitirecek gibi, 2011’de hükümet olarak ya da hükümet ortağı olarak CHP’yi görürseniz hiç şaşırmayın derim. Ve bu yeni görev CHP’ye önemli bir misyon yükleyecek gibi. Tıpkı Cumhuriyetin kurulduğu ilk dönemlerdeki gibi… Terazide ilerleyecek transit Satürn buna işaret etmekte… AKP Aslan Burcunda doğan bir parti. Ve bu ara Aslan Burcunu hayli fazla yıldız zorlamakta. Bir taraftan Kovadan zıt açı oluşturan transit Neptün, Jupiter ve Şiron, diğer taraftan Aslandaki Mars AKPyi epey sıkıştırmakta. İşleri zor. Ama zoru başarırlara başarıları da büyük olur, kalıcı olmaları da garanti altına alınır. Ama bu zorlu açıdan zayıf ve yorgun çıkma olasılıkları da var gibi. Ergenekon Davası ne durumda? Sanırım yine kış menümüzde Ergenekon var… Yaz meyvesi kış meyvesi gibi, gündem maddeleri de yaza kışa göre değişiyor. Şaka bir yana, kışın gündeme gelecek olmasının nedeni transit yıldızların yasa ve mahkemeleri temsil eden evlere girip o konulara enerji vererek gündeme taşıması kış aylarını buluyor haritamızın yerleşimine göre. Buna göre, Fener ve Ergenekon davası kışın gündemde... Her iki davanın çok ilginç bir yönü var: iki davada yönetimi derinden ve aniden etkileyecek, plan değişikliğine gidilecek gibi. Yönetim ciddi sürprizlere açık olacak. Yönetimin kaderi bu iki davaya bağlı… 2010 Temmuzdan sonra ülke seçim süreci içine girecek gibi. Seçim iki partiyi başa baş güçlü çıkarabilir, ama bunlar hangileri olur? Acaba CHP ve AKP mi yoksa CHP ve “yeni” bir sağ parti mi? Yoksa MHP ve AKP mi?... Erken seçim kanımca olmayacak. 2011 seçim tarihi gibi.. 2012 ve 2013 anayasanın kesin değişeceği, yasal düzenlemelerin fiilen yapılacağı, çok önemli bir dönem olacak. Çıkacak iki güçlü parti bu yasal düzenlemeyi kesin olarak yapacak, ve gerçekten sağlam ve iyi bir anayasa olması söz konusu gibi. Bu tarihlerde partiler kararlı ve uygulayıcı gibiler. Umarım bir oyun oynanmazsa, seçim bizim için iyi olacak partileri iktidar yapacak. 2010 gergin dönemden kavgasız, savaşsız çıkarsak eğer.. Astrolojik yorumlarımın bir özetini yapacak olursam: 1- 2010’da son derece önemli bir reform dönemine giriyoruz. 2003-9 arası yaşananlar bunun provalarıdır; asıl reform, büyük değişim o zaman başlıyor. Bu süreç 2014 yılına kadar sürer. Temelden yeniden sosyal yapılanma, kurumlarla ilgili köklü yasal ve sosyal düzenlemeler, anayasanın yeniden yazılması, seçim yasası, dokunulmazlık ne varsa hayata geçirilecek. 2- Doğu Bölgesinin özerkliği veya ülkeden kopması meselesi, gündemi meşgul etse de, olabilir mi?.. Türkiye, transit yıldız pozisyonları vasıtasıyla riskli ama çok güçlü bir sürece girmiş durumda... Gerçekten gücü yenilmez bir sağlamlıkta, ülke olarak cesaret ve kararlılığımız ve bütünlüğümüz ve sağduyumuz çok sağlam durumda olacağı için ben bu duruma imkan ötesi diyorum. Türkiye’nin doğum haritasında da var olan, keza 2010-12 sürecinde de oluşacak yıldız pozisyonları ülkemize akıl sınırını aşan bir ruhsal ve kişisel güç vermektedir. Gücümüzü ve kararlılığımızı ve bütünlüğümüzü ve reformcu yanımızı dünya yeniden görecektir, yaşanacak önemli olaylarla… Yıldızların seslerinden okuduğum bu… 3- Peki, 2010’da tehlikeli dediğim süreçte neler olur? 2010’un ilk yarısını çok akıllı ve sağduyu ve güçlü atlatmak zorundayız. Hiçbir kurum ve toplum dolduruşa gelmemelidir. Toplumu kışkırtmak son derece riskli olur, ve kanımca da geri teper.. Kışkırtan kişi ya da kurumları vurur, silah geri teper! Ama ülke yine huzursuz ortama girip, bir şeyler sil baştan olmak durumunda kalır ki, kavgacı ortam ne olursa olsun kimseye yaramaz. Bu böyle biline.. Şimdi, silahın geri tepmesi durumu 2009’da da yaşanmakta, ama 2010’daki yıldız ortamı bu kadar insaflı değil; 2009 yıldız pozisyonları düzeltme, geri çekilme, olayları unutturma gibi şanslar veriyor ama 2010 yıldızları tavizsiz, ezip geçer alim Allah. İç İşleri ve meclis yoğun mesai yaşamak zorunda kalır. 4- 2009 Aralık ayı hareketli, huzursuz geçecek gibi. Ordu veya ordu mensuplarının beklenmedik bir çıkışıyla karşılaşabiliriz. Bu aslında olumsuz bir çıkış değil, cesur ve olumlu bir çıkış gibi ama yönetim buna fevri ve anlamadan karşılık verirse, huzursuzluk çıkar. Yani yönetim önemli bir hata yapmak gibi bir riskli pozisyon alabilir. 5- Yine Aralık ayı sanki yayın, medya dünyasıyla ilgili bir üzüntülü olay söz konusu olabilir. Bir önemli medya şahsiyetinin sağlığı risk altında, toplumu üzebilecek bir sonuç yaşanabilir. 6- 2010’da ise, siyaset veya asker dünyasından bir yaprak dökümü yaşanabilir. Önemli ve yaşlı bir siyasetçi veya asker aramızdan ayrılabilir. 7- 2009 sonları veya 2010 başları siyaset yeni bir lider yeni bir parti ile tanışabilir. Bir liberal lider gibi geliyor bana. Ve kısa sürede popüler olacak, yıldızı yükselecek gibi. 8- Yıldızlar muhalefeti destekliyor. Muhalefet için son derece önemli fırsatlar doğacak, yenilenip güçlenmesi için. CHP ve MHP için konuşuyorum. Ama kanımca, CHP daha önde, çünkü geçen seneki öngörülerimde, yükselecek bir muhalefetten bahsetmiştim ve bir tahminde bulunarak, CHP demiştim, bu öngörüm doğru çıktı. Seçimde yıldızı parladı CHP’nin. Bu öngörümde hala ısrarlıyım, çünkü CHP’yi destekleyen yıldızlar, partiyi daha da güçlendirerek, daha pozitif ve yüksek enerjiler vererek, onu misyonuna davet ediyor olsa gerek. Hatırlarsanız, CHP “reformları yapan” parti idi kuruluş yıllarında. Yıldızlar da kuruluş zamanının önemli ve özel enerjilerini yeniden oluşturmakta.. Çok ilginç bir durum… 9- AKP şimdi Fatih’in sınavından geçmekte. İlk başlarda, acemi şansı ile hızla yükseldiler, gerek AKP haritasındaki doğum yıldızları olsun gerekse ülke konjonktürü olsun AKP’yi hızla tepeye çıkardı ama tepede kalmak her babayiğidin harcı değildir, acaba AKP tepede kalmayı, kalıcı parti olmayı başaracak mı, bunu şimdiki oluşan yıldızlarla yaptıkları mücadele sonucunda göreceğiz.. 2009 yıldızları AKP için zor, ani adımlar risk taşıyor. Geçen seneki öngörümde AKP küçülecek demiştim, seçimlerde bu öngörüm de gerçek çıktı. Şimdi, diyorum ki, ya kalıcı parti olmayı başaracak yani Fatih’in sınavını büyük başarıyla aşacak, ya da tükenecek. Küçülmeyecek, tükenecek.. Öngörülerim bu, yıldızlardan işittiğim sesler bunu söylüyor, hep beraber göreceğiz hangi alternatif gerçek olacak; tükenmek mi yoksa daha güçlü ve kalıcı olmak mı?.. 10- Ergenekon ve Fener Davası hem yönetim hem ülke üzerinde bir rahatsızlık, bunlar sonuçlanmadan, ülke rahat etmez. Yıldızlar bu konuda neler diyor?.. Sanırım Aralık veya Ocakta bu davalar yeniden gündemi işgal edecek, gelişmelerle beraber. Ama bunlar için en hareketli ve şaşırtıcı dönem bahar ayları olacak. Aralık ayında yargı kaybettiği huzuru ve kurumsal gücünü yeniden kazanacak gibi. Aralıkta ve Ocakta söz hakkı Yargının… 11- Erken seçim olur mu? Kanımca, olmaz. 2010 Temmuzdan sonra seçim sürecine girilir ve 2011 ilk yarısı olur gibi. Bir olasılık 2010 son zamanlarında da olabilir diyorum, yıldızlar o kadar hızlı ilerliyor ki 2010’da, ama ben yine de olmayacağını öngörüyorum. Yani 2011 bahar aylarında olur diyorum. 12- Beni çok şaşırtan bir yıldız pozisyon demeti var. Gerçeğe, yaşadığımız olaylara bakınca, yanlış görüyorum galiba dedirten ama öyle sezmekten de kendimi alamadığım bir yıldız oluşumu… Bu yıldız oluşumunu yukarıda yeni ve liberal bir parti doğacak diye yorumlamıştım ama acaba diyorum, yeni ve liberal dediğim bir parti doğmayacak da, CHP hepimizi şaşırtan bir yüksek çıkışla, 1. Parti halini mi alacak?... Türkiye’nin yıldızları, CHP’nin kuruluş yıldızlarıyla öyle iç içe ki, aynı büyük uyanış, reform ve dönüşüm sürecinden geçecek gibiler… Acaba diyorum, CHP kuruluş dönemindeki yenilikçi ruhuna ve büyük gücüne mi dönecek?.. Haydi hayırlısı… Benden söylemesi… J Parlak yıldızlar ülkemizi ve bizleri korusun ve yüceltsin dileklerimle… Semavii |
| Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Kasım 2009 13:12 |




