| KEMAL KILIÇDAROĞLU ÜZERİNE ASTROLOJİK YORUM |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı |
| Salı, 18 Mayıs 2010 23:17 |
|
Bu sıralarda esen “Kılıçdaroğlu rüzgarı” beni de harekete geçirdi. Hemen yıldız haritasını çıkarıp incelemeye koyuldum. Sayın Kılıçdaroğlu’nun gazetelerden edindiğim doğum bilgisine göre, 17 Aralık 1948 Tunceli doğumlu. Maalesef doğum saatini öğrenemediğim için, ancak genel kişilik özelliklerini ve onun CHP’ye başkanlığının ve Türkiye’ye nasıl bir lider olacağının etkilerini astrolojik açıdan irdeleyebileceğim. KILIÇDAROĞLU NASIL BİR LİDER? Bir kere Kılıçdaroğlu her şeyden önce bir “ateş” insanı. Yani öz burcu ateş grubu burçlarından olan Yay burcu. Ayrıca, zeka yıldızı Merkür de Yayda. Ve dönüşüm yıldızı Plüto Aslanda. Bu yıldızlar onu gerçekten ateşli, heyecanlı, yerinde duramayan, çok yönlü ve girişimci biri yapmaktadır. Değişim gezegeni Uranüs’ün Yay’ın zıttı olan İkizlerde olması ve Yaydaki Güneş ve Merkür’e zıt açısı onun çok yüksek bir zekaya sahip olduğunu göstermektedir en başta. Yani çok yüksek ve keskin bir algılama yeteneği, dahice çıkışlar yapabilecek düşünme gücü bulunmaktadır. Sorgulamacı bir kafa yapısı var ayrıca. Bu zıt açı onu aynı zamanda biraz huysuz da yapabilmektedir; ama kime göre huysuz? Toplumda öne çıkmak için, biraz asi, biraz huysuz da olmak gerekmez mi? Zaten bu aksi yanını dengeleyen açı mevcut; Aslandaki Plüto onun Güneş’ine tatlı açı yaparak, onun çok farklı düşünceleri keskin bir algılama ile bir araya getirip, ardından çok derinlikli bir senteze varma iradesi ve gücüne işarettir. Sol’un Benimseyeceği Lider Değişim ve devrim gezegeni Uranüs’ün İkizlerde olması, ayrıca, onun Türkiye solu için kadersel bir lider olduğunun çok önemli bir kanıtı! Neden kadersel? Türkiye solu, özellikle CHP, Türkiye doğum haritasında 12.evde İkizlerdeki Ay ve 5.evde Terazideki Merkür ve Satürn ile temsil edilmektedir benim astrolojik tahlilime göre. Çünkü, Ay’ın bulunduğu İkizler olsun, Merkür ve Satürn’ün bulunduğu Terazi olsun, hava grubundan burçlardır; hava grubu burçları yeniliği, siyasi anlamda da solu temsil etmektedir bana göre. Ülkemizin hava grubu burçlarının onun Uranüs’ü ile olumlu açısı, onun sol tarafından benimseneceğinin en açık kanıtıdır. Ecevit’in hava grubu İkizler burcundan bir sol lider olduğunu hatırlatırsam, konuyu daha iyi aydınlatmış olurum. Türkiye’nin Siyasi Profili Türkiye’nin astrolojik kısa bir profilini çizeyim size, durumu daha iyi analiz etmek için: Yukarıda bahsettiğim hava grubundan olan bu üç önemli yıldız, yani Ay, Merkür ve Satürn Türkiye’nin kurulduğu yılda oluşan ruhu ve aklıdır. Hem bir yerde direten, belki kimilerince “statükocu” denen, hem de en büyük “devrimler”i yapan ruhudur. Türkiye’nin özüdür. Ve dediğim gibi, ülkemizin solunu temsil etmektedir. Öte yandan, Türkiye’nin Güneşi Akrepte, evrim gezegeni Plüto Yengeçte, değişim yıldızı Uranüs Balıkta. Bu üç burç yani Yengeç, Akrep ve Balık su grubu burçlardır. Su grubu burçlar Türkiye’nin bir başka yüzünü temsil etmektedir. Muhafazakar, biraz tutucu, liberal politika yanlısı, sağ görüşlü kesimini, kısacası sağı temsil etmektedir. Bu da Türkiye’nin doğduğu andan itibaren kendini aşacak, hatta kimilerine göre “özüne ihanet eden” yanı, bence “özüne rağmen” yanıdır. Solu, özellikle CHP’yi ülkenin özünü temsil eden yanı, Atatürk’ü de Türkiye’nin “Babası” veya “Ata”sı diye düşünürsek, Akrep ve diğer su grubundaki burçları “çocuklar”ı diye düşünebiliriz. Buna göre, Türkiye duygusal, tutucu, ekonomi olarak liberal politikaları destekleyen “evlatlar” yetiştirmiştir. Başka bir pencereden bakarsak; hava grubu burçları Türkiye’nin “devrimci” yanı, su grubu burçları “evrimci” yanıdır. Devrim kendi antitezini beraberinde doğurmuştur bir bakıma da. Özetle, hava grubu yıldızlar Türkiye’nin solunu, su grubundaki yıldızlar sağını temsil etmektedir. Bu bakımdan bakınca, Kılıçdaroğlu nerede durmaktadır? Rüzgar Boşuna Kılıçdaroğlu’ndan Yana Esmiyor
Kılıçdaroğlu’nun, Türkiye doğum haritası üzerinden karşılaştırmalı olarak, özelliklerine baktığımda, dikkatimi çeken en önemli nokta; gerçekten solun benimseyeceği bir lider ve sola taze bir ruh katacak biri olmasıdır her şeyden önce. Onun İkizlerdeki Uranüs’ünün ülkemizin İkizlerdeki Ay’ının tam üstüne gelmesiyle, toplumun ruhunu hareketlendirecek, topluma taze, yeni bir ruh katacaktır. Türkiye’nin uyuyan ruhunu uyandıracaktır adeta. Hani bir laf vardır; “ölü toprağı serpildi üzerimize”. İşte bu toprağı üzerimizden çekip alma gücü Kılıçdaroğlu’nda var gibi görünmektedir. Bunu tek başına başaramaz tabii, öncelikle partisiyle bütünleşmesi gerekir ki, bunu başaracağının en önemli işareti yine, İkizlerdeki Uranüs’ünün ülkemizin haritasında solu temsil eden burçlardan Terazideki Merkür ve Satürn’e süper olumlu açısıdır. Bu aynı zamanda sola bir saygınlık ve itibar kazandıracağını, solun kalitesini de yükseltebileceğini göstermektedir. Kısacası solun ve ülkenin elitlerinin aklını çelmeyi başaracak, onları yanına çekecektir. Bu yeterli mi, değil tabii. Acaba Kılıçdaroğlu genel halkı etkileyebilecek mi? Bu sorunun cevabına ilişkin yıldız açıları da umut verici geldi bana. Kılıçdaroğlu hem sol için iyi bir lider hem de solu sağ kanat ile barıştıracak, sağ kanatanda da itibar, güven alacak bir lider gibi durmaktadır. Neden? Çünkü Kılıçdaroğlu’nun Ayı Yengeçte. Bu her şeyden önce ülkemizin Güneş, Venüs, ve Uranüs’üne çok olumlu açılı. Bu açılar, yukarıda bahsettiğim ülkemizin “sağcı evlatları” tarafından sevgi ve sempati ile karşılanacağını göstermektedir. İş dünyası da onu sevecek gibi görünmektedir. Bunu nasıl başaracak bilmiyorum ama yıldız açıları buna işaret ediyor; ben gördüklerimi yazarım… Öte yandan, olumsuz açılar yok mu, elbette var. Mesela, onun Yengeçteki Ay’ı ülkenin Terazideki Mars’ına sert açılı, Neptün’ü de ülkenin Plüton’una sert açılı. Ayrıca, onun Oğlaktaki Mars ve Jüpiter’i de ülkenin Plüto’nuna zıt açılı. Bunlar, ülkenin radikal sağını veya solunu kızdıracak anlamına gelmektedir. Aslında bu kesime radikal sağ veya sol diyorum ama açıkcası bu konuda kafam biraz karışık. Şöyle demek daha doğru gibi: ülkemizde kavgadan, özellikle iç kavgalardan nemalanan ve iyi-kötü değişime direnen kesimi. Yani onu benimseyemeyecek kesim, biraz görüşleriyle katı olan sağ ve sol kesim olsa gerek. Ülkede işleri kavga ile götüren kesim hoşlanmayacak kanımca. Bu bakımdan, Kılıçdaroğlu beklenmedik rekabet, beklenmedik karşıtlık ve hatta düşmanlık görebilir. Bu kesimle ciddi ciddi ters düşmeler yaşayacaktır. Hatta iş bazen tehlikeli boyuta da varabilir. Karşılıklı ciddi suçlamalara varabilir iş. Daha kötüsü, tehlikeli tepkiler alabilir, hakkında kötü planlar, tuzaklar kurulabilir. Ciddi bir oyuna gelme riski olabilir. Gerçekten dikkat etmesi gerekir bu hususta. Bu bakımdan, Kılıçdaroğlu 2010 Temmuz sonu ve Ağustos ayında ve Aralık ayında yaşayacaklarına, kendisiyle muhatap olacak kişilere, kendisine ister açık-ister gizli husumet gösterecek kişilere dikkat etsin derim. Bu kesimin kimler olduğunu bu aylarda çok iyi anlayacaktır. Kılıçdaroğlu’nun sağdan da sempati, destek alacağını gösteren bir açı pozisyonu daha var. Bu açı onun Yaydaki yıldızlarının ülkemizin Aslandaki Neptün’ü ile olan çok olumlu açısı. Bence bu açı Kılıçdaroğlu’nu da bizi de hem çok şaşırtacak hem olumlu bazı gelişmeler yaratabilecek gibi ülkemizde. Bu gelişmeler ne olabilir?.. Kılıçdaroğlu’nun Yay burcunda bulunan Güneş ve Merkür’ü ülke haritasının 6.evi üzerinde, ve onun bu yıldızlarının olumlu açı yaptığı ülkemizin Neptün’ü 3.evde. Bu çok önemli bir husus! Bu ne anlama gelmektedir; 6.ev memurlar, polis, asker, sendika, işçiler ve sağlık, kısacası çalışan kesimi temsil eden evidir. 3.ev ise ülkenin genel eğitim yapısı, düşünce yapısı ve komşularını temsil etmektedir. Daha önceki bir makalemde, ülke haritamızda 3.evde bir Neptün olması ve bunun ülkenin Akrepteki yıldızlarıyla sert açılı olması, bizim bazen boş kafalı olmamıza, ve söyleyen tatlı sözlere, liderlerin laflarına kanmamıza neden olmaktadır, ve din, etnik köken, laiklik gibi hassas noktalarımız üzerinden siyaset yapanlardan etkilenip onların peşinden düşünmeden koşmamıza işarettir demiştim. Kolay kandırılan bir milletiz vesselam. İşte, Kılıçdaroğlu’nun kişiliği ve liderliğinde, bu çıkmazdan kurtulma şansımız olacak gibi. Yine ona da inanacağız, çünkü Neptün’ümüz onun Güneş ve Merkür’üyle çok iyi, olumlu açılı. Ama, bu sefer, halkın düşüncesi ve hayalleriyle ile onun fikirleri ve yapmak istedikleri birleşecektir. Bu sefer kandırılmayacağımızı düşünmeye başlayacağız. Bu açı ayrıca bizim ruhsal yapımızda ve düşüncelerimizde ve hayallerimizde bir dönüşüm ve değişim etkisi de yapacaktır çünkü Kılıçdaroğlu’nun Plüto’su Aslanda ve bizim Neptün’le birleşmiş durumda. Bu da onun eylemleri ve fikirleri bizim hayallerimiz ve düşüncelerimiz üzerinde bir uyanış etkisi yapıp, düşüncelerimizi sarsıp daha bilinçli düşünmemizi sağlayıp bizde bir bilinç yükseltme etkisi yapacaktır. Onunla farklı pencereden bakmayı öğreneceğiz. Ayrıca bu aynı açılar, 6.evi ve 3.ev konularını başka türlü de etkileyecektir. Dediğim gibi, bu evler memur, her tür çalışan kesim, sendikalar ve eğitimi kapsadığı için, bu konularda bazı önemli hayallerimize Kılıçdaroğlu üzerinden kavuşacağımıza dair bir inanç doğacaktır. “Halkçı lider” tabirini hak eden, çalışan kesime ve sendikalara yönelik eylemler gerçekleştirerek, birçok kişinin sevgisini ve desteğini kendine çekecektir. Gerçekten Kılıçdaroğlu bildiğimiz bir siyasetçi liderden çok, siyaset üstü bir yetkili resmi kişi, bir devlet adamı gibi çalışacak gibi görünüyor. Popüler liderler gibi çok fazla ortalıkta olmayacak, çalışmalarıyla meşgul olacaktır daha çok. 6.ev çalışma evidir, onun Güneş ve Merkür’ünün bizim 6.evimiz üzerinde olması, gerçekten bizim için çok çalışacağını, çalışan, işçi vs için çok iş ortaya koyacağını göstermektedir. Yay burcu zaten yerinde duramayan, bir iş yapmazsa huzursuz olan, çok çalışkan insanlardır. Onun da gerçekten laf yapan değil, iş yapan bir lider olacağını söyleyebilirim. Türk milleti olarak bizim en hassas ve aynı zamanda en zayıf noktamız, 3.evdeki Neptün etkisiyle, laiklik, din, etnik köken, vs gibi hassas inanışlarımız. Yıllardır siyasi liderlerimiz bizi bu noktamızdan fethetti veya aklımızı çeldi. Kılıçdaroğlu da bu noktadan yakalamış gibi görünüyor bizi. Ama beni umutlandıran şey; bu lider bizi “kandırmayacak” düşüncesinin kafamızda uyanacak olması. Gerçekten bu anlamda bir Ecevit veya bir İnönü gibi durmaktadır. Veya bir Gandi Kemal. DENİZ BAYKAL İÇİN KISA NOT Deniz Baykal’ın yıldız haritasına da göz attım. Onun da doğum saati elimde değil, genel bakabildim ancak. Onda dikkatimi çeken en önemli şey; gerçekten bir “Iron Man” yani, “Demir Adam” olduğuna işaret eden 3 önemli yıldız kavuşumu; Güneş, Mars ve Plüto Yengeçte birleşmiş durumda. Bunlar onun neden yıkılmaz bir siyasetçi olduğunun en önemli göstergesi. Aynı zamanda bu kadar karşı sese göğüs germesi, düşündüklerinden, liderlikten vazgeçmemesinin de işareti. Bu bakımdan gerçekten “karizmatik” tabirini hak ediyor. Yalnız, onun olumsuz bir yanına işaret eden bir yıldız açı pozisyonu var ki, o da Koçtaki Ay ve Satürn’ün onu “Iron Man” yapan 3 önemli yıldıza sert açılarıdır. Bu sert açı bir taraftan onu çok güçlü bir lider yapıyor. Zaten bir devlet adamı, siyasetçi de böyle sert açılar lazımdır, onun zorluklarla, mücadelelerle bilenmesi, güçlenmesi için. Ancak Satürn gibi bir sert yıldızın özellikle Güneş ve Plüto’ya sert açısı onu aşırı inatçı yapmakta, ve bu inadıyla kendinin en büyük düşmanı olmaktadır. Yani, bu sert açı ile, olumlu eylemlerde direten, inat eden biri olsaydı, bu yıldızları onu bir dünya lideri yapardı! Ama tabanın, halkın istediği şeylere “karşı” diretmesi, silahın kendisine dönmesine neden olmuştur. Hiçbir dünya lideri asla halka karşı gelmez. Halka rağmen “doğru” işler yapar, halka rağmen devrimler yapar ama “halkın istediği devrimlere” karşı gelemez, halktan da kopuk olamaz. Bu sert açı onu yeniliklere karşı aşırı savunmacı yapmıştır. Halkla bütünleşmeyen, halka yenilik getirmeyen, sadece var olanı korumaya çalışan biri dünya veya ülkenin lideri olamaz. Öte yandan, gerçekten de bu sert açılar onu çok zorlu, yıkılması güç bir Muhalefet lideri yapmaktadır. Direnen ve yıkılması zor bir kale. İşin ilginç yanı; Baykal, ülkemizde sol değil de, sağın lideri olsaydı, ezer geçerdi diğer sağ liderleri gibi geliyor bana. Gerçekten çok şaşırtıcı, astrolojik açıdan bakınca… Onun talihsizliği; solu temsil eden önemli yıldızlardan Satürn ve Merkür’ün Terazide olmasıdır. Yengeç Terazi ile sert açılıdır, Baykal da Yengeç burcundan bir lider olduğu için, bu da solun onu bir lider olarak benimsememesine sebep olmuştur. Dediğim gibi Yengeçteki o yıkılmaz yıldızları ülkemizin sağı temsil eden yıldızlarıyla süper açılı. Baykal’ı bence entelektüel, sol duruşu yaktı. Size tuhaf gelebilir ama benim astrolojik sembollerden çıkardığım bir sonuç bu… Yorumlaması benden, okuması sizden… Semavii |
| Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Mayıs 2010 20:03 |



